Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
ŞAVŞAT EVLERİ
 
GEZİ YAZISI

ŞAVŞAT EVLERİ

  

DOSYALAR'da OBJEKTİFİM dosyası içinde 

KALÇA BÖLGESİ KIRIKLARI

KALÇA BÖLGESİ KIRIKLARI

Prof. Dr. Necdet Altun

LEĞEN KEMİĞİ (PELVİS) KIRIKLARI

Bütün kırıkların yaklaşık %4’ü pelvis kırıklarıdır. Pelvis kırıklarının %10’unda mesane ve üretra yaralanması vardır. Pelvis kırıklarının yaklaşık üçte ikisi trafik kazaları sonucunda olur, bununla beraber yüksekten düşme, göçük altında kalma gibi durumlarda pelvis kırıkları oluşabilir. dolaylı zorlama ile adale kontraksiyonları sonucunda kopma kırıkları şeklinde de kırıklar oluşabilir.

 
Klinik ve tanı:
Pelvis kırıkları ağır yaralanmalar sonucunda oluşur. Beraberinde başka kırıklar olabileceği gibi, çoğunlulukla organ yaralanmaları da vardır. Hastanın genel durumu bozulmuş, şok tablosu gelişmiş olabilir. Rektal ve ürogenital kanamalar araştırılır. Karında duyarlılık, şişlik, ekimoz, asimetri, defans bulunabilir. Sırt üstü yatan hastada kristalar aşağı doğru bastırılarak veya her iki krista birbirine doğru itilerek ağrı uyandırılmaya çalışılır. Aseatabulum kırıklarında kalça hareketlerinde ağrı vardır. Dikkatli bir nörovasküler muayene yapılmalıdır.İki yönlü ve oblik pelvis grafileri yeterli olmazsa bilgisayarlı tomografi çekilmelidir.
Tedavi:
Pelvis kırıkları çoğunlukla konservatif olarak tedavi edilirler, genellikle 4 haftalık yatak istirahati kaynama için yeterlidir. Ancak ayrılmanın fazla olduğu kopma kırıklarında, ayrılmış ve deplase olmuş diğer kırıklarda, çıkıklarda, cerrahi tedavi gerekebilir. 

Konservatif tedavi:

a. Traksiyon

b. Hamak. Daha çok simfizis pupis ayrılmalarında her iki iliak kanat hamak yardımı ilie birbirine doğru bastırılarak redüksiyon elde edilmeye çalışılır.

c. Kapalı redüksiyon. Nadiren başvurulan bir yöntemdir.
 Cerrahi Tedavi:

a. Açık redüksiyon kirshner telleri ve plak-vida ile intrnal fiksasyon.

b. Pelvis eksternal fiksatörü.
 Komplikasyonlar:
  1. Organ yaralanmaları,
  2. Vasküler yaralanmalar. Pelvis ile komşuluk içinde olan büyük damar yaralanmalarıdır, aşırı kan kaybı ile yaralı kaybedilebilir.
  3. Nörolojik yaralanmalar,
  4. Tromboemboli,
  5. Malunionlar,
  6. Yürüme ve postür bozuklukları.
KALÇA KIRIKLARI
Uyluk Kemiği (Femur) Üst Uç Kırıkları

Femur üst ucu anatomik olarak üç bölgeden oluşur:

  1. Femur başı ve boynu,
  2. Trokanterik bölge,
  3. Subtrokanterik bölge.
Femur Boynu Kırıkları

Tüm kırıkların yaklaşık %1’ini oluşturur. %80 60 yaş üzerinde ve kadınlarda erkeklere göre 4-5 kat daha fazla görülür. Uyluk abduksiyonda iken, bacağa uzunlamasına gelen dolaylı zorlama ile uyluk yarı fleksiyonda iken kalça üzerine düşme veya çarpma şeklindeki dolaysız zorlama ile femur boynunda kırık oluşabilir.

Sınıflandırma:
  1. Kapital: Femur başında eklem yüzünü ilgilendiren kırık.
  2. Subkapital: Eklem yüzünün distalinde olan kırık.
  3. Transservikal: Boynun ortasından geçen kırık.
  4. Sevikotrokanterik kırık: Boyun ile trokanterik bölgenin birleşme yerinde olan kırık.
 
Klinik ve tanı:
Hastanın genel durumunda fazla bir değişiklik yoktur. Ayrılmamış kırıklarda; kalça bölgesinde ağrı vardır. Topuktan veya büyük trokanterden vurulduğunda kalçada ağrı ortaya çıkar. Ayrılmış kırıklarda ise, bacak abduksiyon ve dış rotasyondadır. Kesin tanı röntgenle konulur. Osteoporotik hastalarda, dişlenmiş kırıklar röntgende atlanabilir, bu durumda bilgisayarlı tomografiden yararlanılabilir. 
Tedavi:
Femur boyun kırıkları zor iyileşen kırıklardandır. Bunun başlıca iki nedeni vardır; 1) Femur boynu az kanlanan kompakt kemik yapısındadır, bu nedenle çok kanlanan kansellöz kemiğe göre daha zor kaynar. 2) Femur boynunun büyük bir kısmı eklem kapsülü içinde yer alır ve bu bölgede kaynama için gerekli olan periost dokusu bulunmaz. Bu yapısal özelliklerin dışında, kırık nedeniyle femur başının beslenmesi bozulur ve femur başı avasküler nekrozu gelişebilir. Bu nedenle femur boyun kırıklarının tedavisi her yaş grubu için cerrahidir. Yaşlılarda femur başı parsiyel protezi, gençlerde anatomik redüksiyonu takiben, kalça kompresyon çivileri, çocuklarda ise, epifiz plağında az hasar oluşturacak ince multipl çiviler (Knowles çivileri) ile tespit yapılır. Protez uygulamalarından sonra erken hareket ve yük vermeye izin verilirken, internal tespit yapılanlarda radyolojik olarak kal dokusu görülünce ağırlık vermeye izin verilmelidir. 
Komplikasyonlar:
  1. Kaynama,
  2. Avasküler nekroz,
  3. Dejeneratif artrit.
Trokanterik Kırıklar
İki trokanter arasında kalan bölgenin kırıklarıdır.

İzole trokanter kırıkları

Gluteal adalelerin çekmesine bağlı, iliopsoas adalesinin çekmesine bağlı olarak küçük trokanterde kopma kırıkları olabilir. 1 cm’den fazla ayrılmış olanların dışında cerrahi tedavi gerekmez.

İntertrokanterik kırıklar

Daha çok 60-80 yaşları arasında görülür. Uyluk abduksiyonda iken düşme sonucunda veya gluteal adaleler ile iliopsoas’ın karşılıklı çekme kuvvetlerine bağlı olarak veya büyük trokanter üzerine düşme ile kırık oluşabilir.

Klinik ve tanı:
Hasta genellikle yaşlı ve kadındır. Trokanterik bölge çok kanlanan kansellöz kemik yapısındadır ve kırıkla beraber oldukça fazla bir kan kaybı olur. Bu nedenle şok tablosu gelişebilir. Kırık bölgesi ağrılı, oluşan hematoma bağlı olarak şişmiştir. Bacak bir miktar kısalmış gibi görünebilir. 

Sağ kalça (intertrokanterik) kırık ve kalça kompresyon çivisi ile tedavisi
Tedavi:
Genel durum düzeltilir. Geçirdiği travma nedeniyle, kardiyopulmoner ve metabolik dengesi bozulmuş, porotik kemiklere sahip yaşlı hastaları bir an önce ayağa kaldırmak gerekir. Bunun için cerrahi tedavi ile açık redüksiyon ve kalça kompresyon çivileri veya trokanterik plak ve çiviler, stabil tip 1 ve 2 kırıklarda, intramedüller Ender çivileri ile internal tespit yapılır. Cerrahi tedavi yapılamayacak hastalarda traksiyon veya pelvipedal alçı tesbiti uygulanır. Komplikasyonlar: 1. Hipovolemik şok ,2. Malunion; koksa vara, kısalık, dış rotasyon.
Subtrokanterik Kırıklar
Küçük trokanter ile bunu 5 cm distaline kadar olan kısım arasındaki kırıklardır. Bu bölgeye gelen döndürücü ve makaslama kuvvetler ile veya dolaysız olarak trafik kazası, düşme, göçük altında kalma, ateşli silah yaralanmaları ile kırık oluşabilir. 
Klinik ve tanı:

Genellikle çok parçalı kırıklardır. Üst parça, gluteal adaleler ve iliopsoas’ın çekmesi ile abduksiyon, dış rotasyon ve fleksiyona çekilirken, alt parça, adduktor adalelerin çekmesiyle adduksiyona çekilir ve kırık uçları deplase olur. Bu nedenle kırık bölgesinde şekil bozukluğu, oluşan hematom nedeniyle şişlik vardır.

Tedavi:

Bu kırığın redüksiyonu zordur, redüksiyon yapılabilse bile konservatif yöntemler ile korunması kolay değildir. Bu nedenle tedavisi cerrahidir. Açık redüksiyonu takiben, trokanterik plaklar, kalça kompresyon çivileri, kilitli intramedüller çiviler ile tespit yapılır. Çocuklarda öncelikle konservatif tedavi denenmelidir.

UYLUK KEMİĞİ (FEMUR) CİSİM KIRIKLARI
Femur, insan vücudunun en uzun, geniş adale kitleleri ile kuşatılmış en sağlam kemiğidir. Buna karşılık kırıkları çok görülür. Dolaysız darbenin geldiği tavmalarda veya döndürücü zorlamalar, trafik kazalarında olduğu gibi, diz fleksiyonda iken dizin ön kısmına gelen zorlamalarla femur cismi kırılabilir. Bu tür bir zorlamada, patellada kırık, arka çapraz bağda yırtık ve posterior kalça çıkığı da oluşabilir.
Klinik ve tanı:
Kırık bölgesinde genel kırık belirti ve bulgularına ek olarak, bacak kısalmış olabilir. Proksimal parça iliopsoas’ın etkisiyle öne, abduktor adalelerin etkisiyle abduksiyona çekilirken, distal parça gastroknemiusun etkisi ile arkaya, adduktor adalelerin çekmesine bağlı olarak adduksiyona ve dışa doğru döner. Özellikle parçalı kırıklarda hipovolemik şok gelişebilir. 
Tedavi:
İlk yardım çok önemlidir. Taşıma esnasında kırık uçlarının çevre yumuşak dokuları tahrip etmemesi için, hareket etmesi önlenmelidir. Çocuklardaki femur cisim kırıkları konservatif olarak tedavi edilirler. Kırık uçları üzerinde etkili olan adale çekim güçlerini ortadan kaldırmak için dengeli traksiyonlar uygulanır, bu şekilde redüksiyon elde edildikten sonra pelvipedal alçı tespitine geçilir. Femur cisim kırıkları çocuklarda 8-10 haftada kaynar.Erişkinlerdeki tedavi cerrahidir. Açık redüksiyon yapıldıktan sonra, plak-vida veya intramedüller çivi (Küntscher) ile internal tespit sağlanır. İntramedüller çiviler daha rijit tespit olanağı yarattığından tercih edilirler. Bu tür tespitlerde radyolojik olarak kal dokusu gelişimi beklenmeden kontrollü ağırlık verilmeye başlanabilir. Bu şekilde kırık uçlarına verilen fizyolojik kuvvetler kal oluşumunu olumlu yönde etkiler.  
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam104
Toplam Ziyaret199148
Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° 1°
Saat
KONFERANSLARIMDAN

HASTA-HEKİM İLİŞKİSİ VE SORUMLULUKLAR

(DOSYALARDA) 

GEZİ YAZISI

ÜÇ KIZ KARDEŞTEN ÖZÜR DİLEMEK

  

DOSYALAR'da OBJEKTİFİM dosyasında