• Prof Dr NECDET ŞÜKRÜ ALTUN
    • Omurga Cerrahisi / Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
ŞAVŞAT EVLERİ
 
GEZİ YAZISI

ŞAVŞAT EVLERİ

  

DOSYALAR'da OBJEKTİFİM dosyası içinde 

SKOLYOZDA CERRAHİ OLMAYAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kas iskelet sistemi problemleri biyomekanik problemlerdir. Yanlış postür (duruş) alışkanlıkları, inaktivite (hareketsizlik), aşırı yüklenme ve strese bağlı olarak İskelete yapışan kasların kuvvet ve elastikiyet dengesinin bozulması, bağdokunun yapışmasına, eklemlerdeki mobilitenin azalmasına neden olur ve bunun sonucunda fonksiyonel skolyoz, kifoz, lordoz, yuvarlak omuz, omuz elevasyonu, belde, boyunda düzleşme gibi iskelet deformitelerine neden olur. Bu deformasyonlar sadece estetik açıdan değil fizyolojik açıdan da önemlidir. İç organlarımız iskelet yapımıza göre şekillendiği için eğriliğe bağlı olarak bası altında kalır ve organlarımızın düzgün çalışmasını önler. Kardiyovasküler, pulmoner, sindirim, dolaşım, lenfatik, hormonel sistemimiz etkilenir ve hatta psikolojik problemlere bile neden olur. Bununla birlikte baş, boyun, sırt, belde kronik ağrılar, belde, boyunda fıtıklar, siyatalji, kalça, diz, ayakbileği, omuz, dirsek problemleri, karpal tünel sendromu, eklemlerde dejenerasyonlar, tendinitler vs. problemler görülür. 

Kas iskelet sistemi problemlerinde uygulanacak konservatif tedavide en etkin yöntemlerden biri, manuel terapi teknikleridir. Konnektif doku ve derin friksiyon masajı, myofasial gevşetme, mobilizasyon, manipülasyon, traksiyon gibi uygulamalar ve onu destekleyen; kuru iğne, akupunktur, refleksoloji, klinik yoga yöntemleri ile etkili sonuçlar elde edilir. İzlenecek yol; spazma giren ve kısalan kasların gevşetilip uzatılması, fasyanın gevşetilmesi, sinirlerin mobilizasyonu, kuvvetsiz olan kasların kuvvetlendirilmesi, kilitli olan eklemlerin açılması ve eklem mobilitesinin artırılmasıdır. Tedavi, problemlerin tekrar geri dönmesini engellemek için hastaya düzgün postür eğitimi verilerek desteklenir. Klinik yoga eğitimiyle de hastanın hem zihinsel hem de bedensel dengeye ulaşması sağlanır.

SCHROTH YÖNTEMİ

Omurga eğriliği, tıp dilinde skolyoz olarak adlandırılır. Bu eğrilik, omurların orta hattan sapıp yana ve kendi ekseni etrafında dönmesi olarak tanımlanır. Sırtın bir tarafında kambur, omuz yüksekliklerinde ve bel oyuklarında farklılık gibi çeşitli belirtiler verir. Skolyoz olarak adlandırılabilmesi için eğrinin en az 10 derece olması gerekmektedir. Tıp dünyası, cerrahi standartlarda olmayan her yaştan skolyozlu bireyin en uygun konservatif tedavisinin Schroth yöntemiyle olacağı kanaatinde birleşmiştir. 

Schroth yöntemi, omurga eğriliğini “Üç Boyutlu” yaklaşımla ele alan bir Alman tedavi prensibidir. Almanya’da 1921 yılında Katharina Schroth tarafından bulunup, uygulanmaya başlanmıştır. Bireyin omurgasının pozisyonlanıp, çeşitli germe ve aktif kas hareketlerinin nefesle birleştirilmesinden oluşur. Günlük yaşamdaki alışılmış kötü postür de detaylıca ele alınır. Schroth yöntemi, korse tedavisi gören veya skolyoz cerrahisi geçirmiş kişilere de uygulanabilir. Ağrısız, zor olmayan ve günlük yaşamda da kolayca uygulanabilecek egzersizlerden oluşur. 5 ila 80 yaş aralığı için uygundur. 
Üç Boyutlu Schroth Yöntemi ile skolyozun ilerlemediği ve eğri derecelerinin azaldığı bilinmektedir. Fakat tedavi başarısının, kişinin yaptığı egzersiz yoğunluğu ile doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple röntgen kontrolünü bekleyerek geçirilen zaman dilimleri, özellikle gelişmekte olan çocuk hastalar için iyi değerlendirilmeli ve Schroth egzersizleriyle avantaja dönüştürülmelidir. 

  
109 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam96
Toplam Ziyaret538361
Hava Durumu
Saat
KONFERANSLARIMDAN

HASTA-HEKİM İLİŞKİSİ VE SORUMLULUKLAR

(DOSYALARDA) 

GEZİ YAZISI

ÜÇ KIZ KARDEŞTEN ÖZÜR DİLEMEK

  

DOSYALAR'da OBJEKTİFİM dosyasında